gitmek gerekir. zaman gelir ki en icap eden olur. önünde yol görünür. ve biz gideriz. insanlardan insanlara, mekanlardan mekanlara, kaçtıklarımızdan sığındıklarımıza. gitmek vardır.
ve dahası...
bakalım.
17 Ağustos 2009 Pazartesi
14 Ağustos 2009 Cuma
öyle şeyler de oluyor
bu aralar ütopik dünyalarda kendi gerçekliğimizi yazıyoruz.
neyden emin olduğumuzdan ve neyden olmadığımızdan eminiz.
feraha ve felaha inanıyoruz.
azim nerede, onu arıyoruz. yanına sebatı da istiyoruz.
sonra daha farklı dünyalar ve evrenler peşinden habire gidiyoruz.
olan olurken, olmayanı düşünüyoruz.
sandalyemizi yan çevirip, öyle oturuyoruz.
kaç tane oluşumda, kaç tane şey var diye merak ediyoruz.
kendimize telkinler verip, teskinler ediyoruz.
çünkü "olur" , biliyoruz.
hangi kelimelerle, kaç tane yüreğe dokunuyoruz.
bakıyoruz ki bakışımız yetiyor, yetiniyoruz.
bazı şeyleri kestirip atıyoruz.
ölüm gibi şarkılar gibi mübalağalı ifadelendirmelerle bile tam olarak ifade edemediğimiz şarkılar dinliyoruz.
ölümden de ötesi mi varmış diye soruyoruz.
ellerimizi açıp dua edebildiğimize şükrediyoruz.
yemedikçe yemiyor, yedikçe yiyoruz.
kalkan olarak beynimizi kullanıyoruz.
bunca yaşanmışlığın, tecrübe edinmişliğin, görmüş geçirmişliğin, okuyup etmişliğin sonunda bakıyoruz ki, hiçbirşey yine bilmiyoruz.
O'ndan gayrı, O'ndan başka,O'ndan hariç,O'ndan öte. çünkü varsa,yoksa sadece O. bildiriyor ki biliyoruz.dillendiriyor ki dilleniyoruz.bildiren ve dillendiren Allah'ın adıyla.
neyden emin olduğumuzdan ve neyden olmadığımızdan eminiz.
feraha ve felaha inanıyoruz.
azim nerede, onu arıyoruz. yanına sebatı da istiyoruz.
sonra daha farklı dünyalar ve evrenler peşinden habire gidiyoruz.
olan olurken, olmayanı düşünüyoruz.
sandalyemizi yan çevirip, öyle oturuyoruz.
kaç tane oluşumda, kaç tane şey var diye merak ediyoruz.
kendimize telkinler verip, teskinler ediyoruz.
çünkü "olur" , biliyoruz.
hangi kelimelerle, kaç tane yüreğe dokunuyoruz.
bakıyoruz ki bakışımız yetiyor, yetiniyoruz.
bazı şeyleri kestirip atıyoruz.
ölüm gibi şarkılar gibi mübalağalı ifadelendirmelerle bile tam olarak ifade edemediğimiz şarkılar dinliyoruz.
ölümden de ötesi mi varmış diye soruyoruz.
ellerimizi açıp dua edebildiğimize şükrediyoruz.
yemedikçe yemiyor, yedikçe yiyoruz.
kalkan olarak beynimizi kullanıyoruz.
bunca yaşanmışlığın, tecrübe edinmişliğin, görmüş geçirmişliğin, okuyup etmişliğin sonunda bakıyoruz ki, hiçbirşey yine bilmiyoruz.
O'ndan gayrı, O'ndan başka,O'ndan hariç,O'ndan öte. çünkü varsa,yoksa sadece O. bildiriyor ki biliyoruz.dillendiriyor ki dilleniyoruz.bildiren ve dillendiren Allah'ın adıyla.
10 Ağustos 2009 Pazartesi
i can go, i can go anywhere
güzel şeyler duyuyorum. umut falan gırla. mesele gireceğimiz yolu bulmak,girmek ve alabildiğine ilerlemek. birbirimiz için iyi dileklerimiz mevcut. safiyet ve masumiyet gibisi.
dün akşam saatlerce konuştuk. bir nevi aile terapisi oldu. birbirimizi iyileştirmekle görevliyiz, biz insanlar. aslında genel olarak hepimiz. ama yanımızda kim veya kimler varsa işte onlarla.
daha da iyileşmeye ve gelişmeye.
sakındık, ve korunduk.
dün akşam saatlerce konuştuk. bir nevi aile terapisi oldu. birbirimizi iyileştirmekle görevliyiz, biz insanlar. aslında genel olarak hepimiz. ama yanımızda kim veya kimler varsa işte onlarla.
daha da iyileşmeye ve gelişmeye.
sakındık, ve korunduk.
7 Ağustos 2009 Cuma
başa geleni sıkıysa çekme,çekebilme
hiçbirşey böyle konuşup, uzaktan bakıp bakıp ahkam kesmek kadar kolay değil. konuşmak en kolayı. tuzu kuru olan, senin içinde olduğun şeyi anlar mı. hep konuşmak kolay ama başa gelince konuşmak o kadar kolay olmuyor. başa gelen çekilirmiş. öyle de çekiliyor ki.. ama trajediye dönüştürmemek lazım. bizler hemen bir veryansın ediyoruz. ve o anlarda ki çaresizliğimiz,acizliğimiz o kadar bariz ki. diğer zamanlarda oldukça dik duruşlarımız, havalı hallerimiz, tüm dünyayı küçümseyici bakışlarımız o dert,sıkıntı anında devam edemiyor. hemen yerlere kapaklanıyoruz. gelebilecek yardımlara odaklanıyoruz. insan. aciz. çoğu zaman bu güçsüzlüğü ile de zavallı. bir yaratılmış olduğumuzu bu zamanlarda anlıyoruz. oysa normal akış içerisinde küçüklü büyüklü tüm dağları biz yaratmış gibi bi tavır içerisindeyiz. ama başımıza bi olay geliyor ve ne olduğumuz ortaya çıkıyor böylece.
insan.
insan.
mesele şu ki;
uzun zamandır madagaskara madagaskar diye seslenmedim
6 Ağustos 2009 Perşembe
stay calm for a while
elimi,ayağımı. hangi uzvumu nereye koyacağımı, nereye yerleşeceğimi, nerelerde rahat bir duruş sergileyip, orayı işaretleyeceğimi kestiremiyorum. oturalım mı. kalkalım mı. yürüyelim mi. koşalım mı. duralım mı. durulalım mı. eksilelim mi. çoğalalım mı. uzanıp,yatalım mı. hızlı adımlarla mı. yavaş ama ahenkli,ritimli adeta bir dansmışcasına.
hangi semtlerde, neler soluyayım. her gittiğimde, her gidişimde arkamdan gelecek olan.veya olduğum yerden kımıldamamacasına bir yerleşim. beni alsalar,bir yere koysalar. ben yerimi sevsem,orda meyve versem. orda çiçek açsam. ben ki itirazsız boyun eğsem. ben ki birinin hakkımdaki hükmünü kabul. o biraz zor.
mevcut olan bir enerji ki dalgalar halinde yayılıyor. hepimize dokunuyor. teğet geçilebilene aşkol.
öylelerine bence de aşkolunabilir, onlarla aşk yapılabilir.
sana hangi isminle seslensem yanıbaşımda bitersin.
hangi semtlerde, neler soluyayım. her gittiğimde, her gidişimde arkamdan gelecek olan.veya olduğum yerden kımıldamamacasına bir yerleşim. beni alsalar,bir yere koysalar. ben yerimi sevsem,orda meyve versem. orda çiçek açsam. ben ki itirazsız boyun eğsem. ben ki birinin hakkımdaki hükmünü kabul. o biraz zor.
mevcut olan bir enerji ki dalgalar halinde yayılıyor. hepimize dokunuyor. teğet geçilebilene aşkol.
öylelerine bence de aşkolunabilir, onlarla aşk yapılabilir.
sana hangi isminle seslensem yanıbaşımda bitersin.
5 Ağustos 2009 Çarşamba
git öl gel seveyim
bu aralar bazılarımız tatsız,suratsız,kafasız,halsız,kabız. mecazi manada tabi ki. genelde beyinler hep ilk manayı algıladığından. bize de açıklamak düşüyor. varsın olsun. canınız zaten sağ.
ama bu ortamda varolmaktan sanırım çok mutluyum. yani çiziktirdiğim şekiller,çizgiler, yan yana noktaların oluşturduğu muayyen göstergeler.. hepsini sevdim. mutlu olduğumda gerçekten bi mutluyum. sanırım bu bazı şeylere bağlılık. rahatımıza düşkünlük.
şu son bikaç günde hayalkırıklığı niteliğinde olaylara şahid de olsam sanırım yine en çok öğrendim. kendimiz... nasıl bir meseledir bu böyle. herşey o kadar ego ve benlik için ki. şaşırıyorum. şiddetime. şiddetimin ölçüsünde kıvranışlarıma. neyse ki o var da. iyi ki var.
kendime kalmak çok güzel bişi. ve kendimi anlamak pek tabi.kendi kendime kendilerimi sormak. aldığım cvplar hep dürüst ve net. Allahım neyse ki cvblarım var. Allahım nolur hep cvblarım olsun. Allahım bana heb cvb. amin.
ey bazı şeyler. seslenişim size. sizinle işim bitmedi. bitmediğinde bile son gülen kim olcak görücez.
bana tevazu ve iddiasızlık, size de gününüzü görürsünüz sizcilik.
mutluysam mutluyumdur.
ama bu ortamda varolmaktan sanırım çok mutluyum. yani çiziktirdiğim şekiller,çizgiler, yan yana noktaların oluşturduğu muayyen göstergeler.. hepsini sevdim. mutlu olduğumda gerçekten bi mutluyum. sanırım bu bazı şeylere bağlılık. rahatımıza düşkünlük.
şu son bikaç günde hayalkırıklığı niteliğinde olaylara şahid de olsam sanırım yine en çok öğrendim. kendimiz... nasıl bir meseledir bu böyle. herşey o kadar ego ve benlik için ki. şaşırıyorum. şiddetime. şiddetimin ölçüsünde kıvranışlarıma. neyse ki o var da. iyi ki var.
kendime kalmak çok güzel bişi. ve kendimi anlamak pek tabi.kendi kendime kendilerimi sormak. aldığım cvplar hep dürüst ve net. Allahım neyse ki cvblarım var. Allahım nolur hep cvblarım olsun. Allahım bana heb cvb. amin.
ey bazı şeyler. seslenişim size. sizinle işim bitmedi. bitmediğinde bile son gülen kim olcak görücez.
bana tevazu ve iddiasızlık, size de gününüzü görürsünüz sizcilik.
mutluysam mutluyumdur.
"bu kız" olarak ben
varlığımı sorgulamalısın.canıma dayanmalı.hangi kelimelerle seveceğini bilmeli. ben ise bi beni bilmeli.ben beni bil ben beni.
senin kendine düşkünlüğüne ben de düşebilirim.istersen bi ben olarak seni daha çok düşlerim. sen bana düş. düş ve ayaklarıma kapaklan. ben seni kaldırırım. seni sana senin için. böylece kendine getiririm. belki kendinden geçirir. en sonunda daha önümüzdeki uzun yolun bitiminde ikimiz de bu alemden geçiriliriz. ve edilgenleşiriz. sonrasına yine Allah kerim.
bilerek yarım bıraktım tüm öyküleri, tüm yaşanmışlıkları.
canım istedi noktaladım.
hep sebeplerim vardı.
senin kendine düşkünlüğüne ben de düşebilirim.istersen bi ben olarak seni daha çok düşlerim. sen bana düş. düş ve ayaklarıma kapaklan. ben seni kaldırırım. seni sana senin için. böylece kendine getiririm. belki kendinden geçirir. en sonunda daha önümüzdeki uzun yolun bitiminde ikimiz de bu alemden geçiriliriz. ve edilgenleşiriz. sonrasına yine Allah kerim.
bilerek yarım bıraktım tüm öyküleri, tüm yaşanmışlıkları.
canım istedi noktaladım.
hep sebeplerim vardı.
mesele şu ki;
kafa ürünü olarak hayal ettim ki çok güzel oldun
3 Ağustos 2009 Pazartesi
vandan amerikaya
herkesin yapısı, durumu, hali, vakti bir değil. bunu bi anlamamız lazım ki kendi yargılarımız ve kendi yorumlarımızla insanları ele almayı bi bırakmalıyız. hep kendi penceremize "göre" gördüğümüzün, hissettiğimizin,düşündüğümüzün farkına artık bi varmalıyız. bunu idrak edebilirsek karşımızdakini o zaman çok daha iyi anlayabiliriz. onunla hemhal olabiliriz, onu hissedebiliriz.
hepimiz aynı kaynaktan, aynı noktadan geldik. ama tek kare resmin farklı boyutları bu evren. ve hepimizin kendi içinde varoluşu, varoluşunu ortaya koyma şekilleri, yaşadıkları, geldiği çevre, gördüğü şartlanma, empoze edilen belli başlı yargılar. bunlar hep farklı.
Allah'ım geniş açı, sonsuz-sınırsız, kayıtlanmamış,kısıtlanmamış bakışlar dileriz.
ki verensin.
hepimiz aynı kaynaktan, aynı noktadan geldik. ama tek kare resmin farklı boyutları bu evren. ve hepimizin kendi içinde varoluşu, varoluşunu ortaya koyma şekilleri, yaşadıkları, geldiği çevre, gördüğü şartlanma, empoze edilen belli başlı yargılar. bunlar hep farklı.
Allah'ım geniş açı, sonsuz-sınırsız, kayıtlanmamış,kısıtlanmamış bakışlar dileriz.
ki verensin.
2 Ağustos 2009 Pazar
onu nasıl sevdiğini anlatmaya muktedir
bu ara susup susup çok fazla herkesi sadece gözlemliyorum. izliyorum. tahlil etmeye çalışıyorum. neyi neden yaptıklarına bakıyorum. anlamaya çalışıyorum.
gözlerimin ilişmediği nokta yok gibi sanki.
çoğu zaman canımız ne isterse o ise bu hayat niye.
kendimin bazı hissiyatlarını,bazı davranışlarını anlamadığım bazı zamanlarım olmuştu evvelde benim. o zaman yaşadığım hali, duyguyu, o sıkıntıyı anlatmak mümkün olmayabilir. kendimi anlamak en önemli. eğer anlatacak birini bulursan da sonra anlatmak.bence.
kışa da az kaldı.ramazana da.ikisi de mübarektir.
yağsın yağmurlar!
ki rahmet.
gözlerimin ilişmediği nokta yok gibi sanki.
çoğu zaman canımız ne isterse o ise bu hayat niye.
kendimin bazı hissiyatlarını,bazı davranışlarını anlamadığım bazı zamanlarım olmuştu evvelde benim. o zaman yaşadığım hali, duyguyu, o sıkıntıyı anlatmak mümkün olmayabilir. kendimi anlamak en önemli. eğer anlatacak birini bulursan da sonra anlatmak.bence.
kışa da az kaldı.ramazana da.ikisi de mübarektir.
yağsın yağmurlar!
ki rahmet.
tüm istişarelerimi Allahla yaparız
bazen kendinde bir güç bulursun. ve o an ayağa kalkarsın. kurulmuş,programlanmış bir makine gibi çalışmaya başlarsın. yer ve zaman bildirildi de, şimdi sıra beklemede.
bazen gözünde hiçbirşey,kimse olmaz. öylesine boşmuşmuşsun gibi tepkisiz durursun.sadece bakarsın. oysa aklından binlerce şey geçiyordur. veya bir noktaya öyle yoğunlaşmışsındır ki soyutlanmışsındır. Allahım her hal öyle mümkün ki.
bende var,size de verebilirim. umut ve inanç. buyrun beklerim.
bazen gözünde hiçbirşey,kimse olmaz. öylesine boşmuşmuşsun gibi tepkisiz durursun.sadece bakarsın. oysa aklından binlerce şey geçiyordur. veya bir noktaya öyle yoğunlaşmışsındır ki soyutlanmışsındır. Allahım her hal öyle mümkün ki.
bende var,size de verebilirim. umut ve inanç. buyrun beklerim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)