17 Ocak 2010 Pazar

you mean everything to me

bu aralar yoğun olucaz ne güzel. sonra gezip tozucaz. görmediklerimizi görücez. değişik birşeylere heyecanım var. beklentiden,plandan ziyade daha başka şeylerle meşguliyet. birisi hakkında ne düşündüğümü bildirmemi seviyorum. çünkü hep dışım içim bir geziyorum. bildirimlere doymam.

dilerim havanın iyi olduğu günlere denk geliriz. veya soğuktan donup birbirimize sokuluruz. Allahım kalplerimiz hiç uyumasa da hep Seni ansa da biz birbirimizde bi Seni görsek.

çok şükür.

8 Ocak 2010 Cuma

hangi kesret,hangi vahdet

insanlara dair olan beklentilerime ceza kesiyorum. buna izin vermemeye çabalıyım. böylece hayalkırıklığı vs. mümkün olmuyor. yani sonuçta insan bu. insan. insanı kavrıyorum. ve onlara, kendim için doğurduğum her beklenti parçasını öldürüyorum. bence çok mantıklı. insanın doğasını anlıyorum. yaratılışı malum. yaratık oluşu malum ya, işte ondan.

ve böylece hayatı daha da kolay yaşayabilme gibi bi düşüncem meydana geliyor. ben kendimle mücadele halinde iken.

kendimden kendime.