31 Temmuz 2009 Cuma

noone laughs at god

kaç tane dünyanız var?

durumlar,kişiler,haller,olan-olabilecek şeyler, siz-biz-onlar, herşey o kadar değişken ki.öyle bir yargı,öyle bir hüküm olmalı ki her zamanda, her duruma,kişiye uymalı.olayın özünü bildirmeli.

ben küs veya dargın kalamam hiç. eğer kırılmışsam konuşamam. çok sinirlenmişsem hiç konuşamam. tepkisizleşirim. ama en çok kıyamıyorum pek kimseye.

i don't know what happens.

30 Temmuz 2009 Perşembe

akşam oturmasına da bekleriz

umut çok güzel şey ve insana umut veren şeyler de. bence hepimiz bi bazen salaklaşıyoruz. bu normal. mesela kendini herşeye hazırlamak diye de bişi var. o da haklı.
evi ama evimi bi ayrı seviyorum.bence düşünmek dünyanın en güzel eylemlerinden. bu arada ne zaman bi beğenimi, bi sevdiğimi ifade etmek,belirtmek adına "güzel" sıfatını kullansam yine bişilerin yarım olduğunu hissediyorum. çünkü hep daha fazlasını ve daha derinini biliyorum.
belki bu aralar farklı havalardan çalıyorumdur. evet bu da bi mümkün.

mutluyum. sınırlarım genişlediğinde. yeni şeylerle,cezbeden, insana bambaşka şeyler tattıran şeylerle tanışmak, onların varlığından haberdar olmak çok çok bişi.

ne desem o.

28 Temmuz 2009 Salı

confused

bazen susmak zorunda kal. çünkü oluyor bu bize. geçen gün ben firavunu anladım. bana anlamak gerek. çünkü ben en çok anlayınca rahatlıyorum. mutlak huzur gibi bişi. ki zaten de hep aklımızı karıştıran bi yerde bu göreler.bu çeşitliliği sindirmek. malum kalıbımız. bu yüzden geniş açı. bu yüzden geniş bakış. bu yüzden sınırlamadan, kısıtlamadan, kayıtlamadan.

sanki ona ezberlediği şeyleri sormuşum gibi geçmiş karşıma şakıyor. kimseler taklit eder. gördüğünü alır. gördüğüne bulaşır. gördüğünün kalıbına girer. rengine boyanır.sanki kendisiymiş gibi.

eğer jeneratörler çalışıyorsa, bi bildikleri mutlaka vardır.
kimseleri kendi sınırlı, ve terkipli, belli bi bileşenli bakışımla yargılamamak için.
yaptığım zaman "üf ne biçim yapıyorum be, elimden ne kurtulur ki" diye dememek için.
olumsuz,negatif birşeyle karşılaştığımda ona aynı ile cevap vermemek için.

dileniyorum, dilleniyorum.

25 Temmuz 2009 Cumartesi

life goes on until the end.

rengi,renkliliği seviyorum. en çok gökyüzü mavisi. resmen huşuya yatıyorum. evet huşu yatılabilen,yatıyakalınabilinen bişi ayrıca. bilen bilir neyse.

kalem kağıt elzemdir. bunu biliriz bi kere. kafamda dönenleri daha netleştirmek,açığa kavuşturmak için çalışmalar...bu da elzem. öğrendik. güzel.

sıcakta dışarıya çıkmamak için uyuma numarasına da yatıyoruz ayrıca. bu ara bi ayrı sıcakmış. öyle diyorlar. evden çıkmazsam bana göre hoş,noproblemos.

tamam değişkenlik falan iyi güzel de, ya bende çok fazla herkesin kabul ettiğini reddetme, herkesin kucak açtığından yüz çevirme var. çok çok fazla. ve böyle gidişimle de pek tabi ne bi kimseye ne de bi yere aid hissedebiliyorum kendimi.doğal sonuç.

eğer birşey yapmaya niyetleniceksem, birşeye karar vericeksem bu şeyi ne insanlar,ne çevre,ne toplum ne de kendim için. ıı olmaz. ıı asla. ıı nolur böyle birşey olmasın sakın ve hiç. Allahım çünkü sen bilirsin ki, Senin için olmazsa olmaz.just you.

daha da bişi bilmem.demem.

23 Temmuz 2009 Perşembe

sanki

21-22-23-24-25-26-27-28-29-30-31-32..


hiçbirşey farketmeyecekmiş gibi.

19 Temmuz 2009 Pazar

in my arms finally

kafamda sürekli ölüm senaryoları. her ihtimal bir ölüm üzerine. çünküsü kendini en zora hazırlamak dedikleri şey bu.

insanlar olarak hayatlarımızda bir dayanak noktası, bir baş koyacak omuz, bi sarılacağımız gövde, iki öpeceğimiz yanak-dudak, içine bakıp kaybolmak isteyeceğimiz gözler,okşayacağımız kulaklar,tutunacağımız bir eller ihtiyacındayız pek tabi ki.

sonrası bize bi destek, bi karşılıksız ve hesapsız seven,kabul eden, ne olursa olsun hep ilk olarak yanımızda olan.aile.annebaba.kutsaldır lan.

herşey o kadar ve öylesine olurken, güç verilince dayanırız,sabrederiz. çünkü sadece Allah.

18 Temmuz 2009 Cumartesi

sen yaparsın.

sınavlara az bi vakit kaldı ama daha hala hiç çalışmadım. elime alıyorum, bi sayfasını çevirip iki satır okuyorum, sonra bi yarım saat kendimden geçip hayaller aleminde gezindikten sonra yerimden kalkıyorum,kitabı bırakıyorum.bu böyle. ama herkes yapacağımdan ve iyi notlarla geçeceğimden o kadar emin ki.bana sen kesin yaparsın diyorlar. ve bende sanırım hep bu güvene güveniyorum. ve "ben yaparım ya nolcekki" falan diyorum. ama bence bi çalışsam çok sweet olcak. en azından çalışmam gerektiğini biliyorum. zaten kafamda herşeyin en mükemmel şekli olunca böyle ....


Allah.

altımdaki yer ile üstümdeki yer sallanıyor

kaçırılmayacak fırsatlar, süreli kampanyalar, sezon indirimleri, reklamlar,reklamlar,reklamlar.. sürekli bir bombardımandır gidiyor. artık dün enson bi tüm bunlardan sıkıldığıma karar verdim. ya hu ne istiyorsunuz. paraysa para. alın hepsi sizin olsun. hala yakamı bırakmıyorsunuz. canımı mı vereyim ya. canımı mı istiyosunuz. sizin kastınız canıma mı. bi yeterin lütfen. bi yeterolun. bi yetin. bi yet. bi get. bi det.


ve bakıyorum ki herşey bitiyor,tükeniyor. sürekli bi alış-veriş. sürekli bi üretim-tüketim. ama hep ve herşey bitiyor. ben bunu gördüm.sürekliliği,devamlılığı ve asla tükenmeyişi ile bitek yine sadece o.


hardworking bir çocuk olmam lazım.olabilirsem ben aşkol,aşkdol,aşksol,aşkkol,aşkbol.

şuan 4+1 hoparlörlerle müzik dinliyoruz tüm evce. tüm apartmanca olması da muhtemel. yüksek seste müzik seviyhorum bazen. bazen de böyle dinlemeli.sonra kendinde eşlik etmeli,istediğin seste. ayin gibi bişi çıkıyor ortaya.Allah kabul etsin.

ben bu aralar iyi hissedip,hayli hayli iyi olmaktayken, bazılarımız da çok kötü zamanlar geçirebilmekte. işte en normal, olağan durumlarımızdan. bir mümkünler çeşidimiz. diliyorum ve umud ediyorum ki iyileşme süreçleri hızlanır...

biri acı çekerken sen onun yanında olan olarak onun neler yaşadığını o an içinde onun gibi yaşamıyor, pek tabi o an onun gibi olmuyorsun. o an onun gibi o durumu müşahede edip,hissedemiyorsun yine onun gibi. bunu bi kere kabul edelim. ama bencilliğinden büyük ölçüde sıyrılan kimselerimiz, karşısındakini de önemsediği derecede onun derdini de,acısını da önemsiyor,dertleniyor,onun hali ile pektabi hallenebiliyor.

ağrı varsa vardır.

yalnız, çaldığım şarkıların hepsi de birbirinden güzel,ilahi gibi. hoparlörlerle de daha da harikulade bişi oluyor.komşuların kapıya gelme ihtimali hep yan cebimizdeyken.

resmen ağrı. aferin acziyet.


beğendiğimiz,sevdiğimiz ve hoşlandığımız "şey"leri güzel diye niteler,öyle ifadelendiririz.

15 Temmuz 2009 Çarşamba

yansımalar

beyin süzgeçlerim genelde çalışır. genelde çalışıyor. genelde düşünerek hareket ediyorum. eğer bunu yapmasaydım en az bi kere sizin kafanızı kırmıştım. veya kalbinizi. ağzıma veya aklıma ilk geleni söylemek yapmam genelde. ve benim bu titizliğime karşılık eğer ki karşımdaki muhatab aldığım kişi inceliğini kaybederek kırıcı bir harekette bulunursa ve zaten de affedilmeye değmezse bunu gözardı etmeyip,onu gözardı ederim. ve yoksayarım pek tabi. öyle biri hiç olmamışçasına olur benim için artık. çünkü istediğim zaman çok çabuk unutabiliyorum. elbet biiznihi. ne sanmıştınız.

size verilen değeri hakedin. karşınızdakine de hakkettiğini verin.
bu kadar.

14 Temmuz 2009 Salı

dünyanın en içgüdüsel eylemi olarak; kendini başkalarına tebliğ

ben ve bu ben'in tüm başarıları,tüm güzellikleri, tüm hayranolunacaklıkları... ve bunları gözler önüne serme, bunları gösterme,bunları sunma... kendini tebliğ,kendini belletme,kendini empoze.

bence yanlış. çünkü bildim ki varolmuş her ne ise hepsi de kaynağından.her baktığımızda o ilk eli görmek mesele.


bu nedenle bi çık aradan abi ya, bi çık. fazlalıksın,araya bir perdesin.

13 Temmuz 2009 Pazartesi

izdüşüm

eğer şöyle veya böyleyse öyledir. yani ortadaki durum, önündeki olay, gözlerinin müşahadesi bu. yani buysa budur. öyleyse şöyle ve böyledir. peki. tamam. alright then.


mucizevi şeylere tanıklık.
ilk andaki izlenimini doğrulamak için zamanın da seni doğrulamasını beklemek.

soo broken hearted.


peki şimdi ben ne diyorum da böyleler oluyor. çok mu aceleciyim de? çok mu şüpheci. çok mu itici. veya da yine hepsi bi zandır. bi göz yanılmasıymışçasına.

onubunubilmem ama bildiğim şu ki bazı bazılara inancım ve güvenimin oldukça olmayışı ve deli gibi şüpheciliğim.

bence bu iyi bişi.

12 Temmuz 2009 Pazar

mind your own business

o merdivenleri kullanmamaları gereken onlar ile, o merdivenleri kullanmamız gereken bizler o merdivende karşılaşınca birbirimize rahmet yağdırdık.

bugün o güzelim bulutlar ve sevgili şarkılarım ile bugünümü daha rahat ve ferah hale getirdim.sanırım yine çok iyiyim. sanırım hatta çok bi de çok.

bir de yine başımı önüme eğme kararı aldım yine bi. çünkü kaldırdığım anda ve biri ile muhatab olmaya başlayınca elimde hayal kırıklığından başka birşey olmuyor. beklentilerim yüksek mi?
bilmiyorum ama annembabamı biliyorum ki gelsinler artık.

ah maykılım benim. şimdi de sera yı hapisten kaçırmaya çalışıyor. bu çocuk bir günyüzü görmeyecek mi a dostlar. inanın üzülüyorum. ömrü böyle heba oldu bu çocuğun. o da mutlu olsun artık, evinde, doğacak çocuğuyla oynasın. zaten rahatsızlığı da var, burnu kanayıp duruyor. daha fazla stres içinde nasıl yaşayacak endişeleniyorum. bir de zaten 4 sene later öldürcekler onu. oturup ağlarım ama.

bir de o şirket var ya, o adilerin yüzünden ben bile paranoyak oldum. hükümette mal çıktı. bi işe yaramıyor,köstek olmaktan başka.

hööö evet izleyip geldim de etkisindeyim halen.

kimimiz pörfekt ki zaten?

11 Temmuz 2009 Cumartesi

henüz kimseye.

ben hiç ama hiç rastlamadım daha. kafamdaki öylesineye.öylesine birine daha hiç rastlamadım ki o sadece kafamda.kafamın içi.

hayrınızolsun

şu veya bu değil. hayır efendim hayır babam bir merhum değil. iki dilsiz genç ki -olması gereken- en çok konuşanlar onlar. elinde 33lük tespihiyle, başında yırtık kasketiyle bir amcamız idiydi ki bir olması gerekenimiz daha. veya klasik siyahlar içindeki asi gencimiz, veya koca güneşgözlüklülerimiz, yaşlısevimli çiftlerimiz. ellerimizde pekala poşetler olabilir, kollarımızda çantalar. bi yerden bir yere gidipgelmelerimiz.. sürekli yolları aşmalar, kilometreleri katetmeler.

ve sadece bir bütün.herkes herşey her haliyle,her şekliyle sadece bir bütün.
tüm otobüsce şükürüstüneşükür ettik. şükürden inşaatlar...

10 Temmuz 2009 Cuma

it's alright then.

mesela hakkını aramak diye de birşey var. o da bi ayrı tuhaf. hakkını istemek, hakkını savunmak, hakkını gözetmek, hakkın için ağzını açmak, hakkın için karşındaki elemanı muhatab almak ve bazı sözlü vurgulu anlatımlara tenezzül etmek, hakkın uğruna savaş vermek, mücadelenin babasına girişmek...

bence böyle birşey böyle şeyler olmamalı hayatlarımızda.
kesinlikle olmamalı.
hakkımızı aramamalı,hakkımızı istememeliyiz aslında. bu çok yanlış.zira hakkımız hep bizde. kalmalı ki, zaten bize de aitse niye başkasından istiyoruz,onu başkasında arıyoruz.

çok tuhaf şeyler bunlar.. bir de bi gereklilik olarak hayatlarımıza girmiş ya artık,hakkını aramak zorunda olupta aramayan direkt enayi konumunda.
böyle şeyler olmasın. kimse kimsenin hakkına dokunmasın ki hak aramak veya hak istemek sözleri kalksın,akıllardan silinsin, kimsenin ağzından o kelimeler dökülmesin.

böyle şeyler olmasın.

the point is..

kime göstersek,kime bildirsek kesin kötü der,bir şekilde hoşlanmadığını,garipsediğini,acıdığını falan belli eder. bunlar anlaşılır şeyler ama bence hiçte öyle değil.

bazı şeyler var ki ; ...

tam bi belirsizlik değil.hayır hayır hiç değil. sadece zamana ihtiyaç. çünkü bilumum tekamül ve olgunlaşma işlemleri bir sürece tâbi.inanç ve umut sağlıklı nefes alabilmemiz için gereksinimimiz.

Allahım,sanırım yine çok güzel günler bunlar.teşekkür edip,rahmetine garkolmayı dilerim.
cem-i cümlemiz adına.

7 Temmuz 2009 Salı

in tonight i hate birds

böyle şeyler de olur. herşey bir mümkün ya. işte ondan.
insanın yapacağı ve yapmaya zorunlu olduğu bişeyleri olunca zaman hızlı akıyor. zorunluluktan ve sorumluluktan,zorunluluğa ve sorumluluğa, zorunluluğu ve sorumluluğu. amin.

azönce kendimle ilgili -hernekadarpekacıdaolsa- bir şey,bir gerçek daha farkettim ki bence bu dünyanın en muhteşem şeylerinden biri. algılayınca,farkedince,anlayınca acım diniyor.rahatlıyorum.

insan olmanın birinci gerekliliği ve kanıtı?

yingyang,hebelehübele,falanfilan,karma ve karışık,müşkülpesent,dilinepelesenk,mutluumutlu,kol-hol-sol-şol(cennetinırmakları)-bol-tol(vehar)-pol(l)-gol-vol-rol-dol-yol.

bir tane şeyin varlığı ki anlamlı bir tane.

5 Temmuz 2009 Pazar

its bleeding

kalbim yumuşuyor. bu aralar kalbim yumuşacık. gözlerim bile dolu doluveriyor. birçok şey var ama söylemeye,dile getirmeye muktedir ve hazır değilim sanırım. zamanı elbet ki de varki ne. herkesin iyi olmasını diliyorum habire. ve habire samimiyetimi sorgulayarak.
hastalıklarımızı veya başa gelen dert olgularını dramatize edip acıyoruz,acınası kılıyoruz kendimizi veya birilerini. sürekli.


Obeniiyiedinceiyioluyorum.

mutlak yada görece

bazı insanlarımız geyik.



bir kardeşim ki bunalım ve sıkıntıda.



üzülebildiğimiz şeyler varoluyor.



bugün otobüsü kaçırdım.



ilaç kullanıyorum.


vazgeçiyorum.
___________
________________________________________________________



ben zannettim ki elindeki kalemle vasiyetini yazıyor. bazen birşeyler sanıyorum ve bazen bazı şeylerin olma ihtimalini düşünürken gözlerimi yaşartıyorum. ben ki kurugöz. bu aralar ağlağım.ağlak.gözler doluyor doluyor boşalıyor.

___________________________________________________________________

lacivert kadar niteliklisin ki

sonra yine bazı şeyler zuhur oldu, bazı hissiyatlar hAÂâ3Asıl

___________________________________________________________________

zamanın bazı enlerinde durup böyle içten içli içli biraz da bağırarak şarkı söylemek isterim. ve nitekim de söylerim amma lakin

__________________________________________________________________

secdenin hayatımızdaki yeri ve önemi konulu bir kompozisyon yazalım.

___________________________________________________________________

bazı şeylere gülüyorum.aklıma getirip getirip gülüyorum.
çoğu zaman ki yazamamamın nedeni; hislerin veya düşündüklerimin, içinde bulunduğum halin o kadar yoğun olması ki...

___________________________________________________________________

birinin varlığının ihtimalinin oluşu.yanıbaşımda beliren bir ihtimal. bir mümkün. bir imkan. ne ve nasıl istersem öyle olucakmışçasına.
inanın ki oluyo.

___________________________________________________________________

danalar girmiş bostana

___________________________________________________________________

what are you looking for yavrucum. klavyedeki f ile sohbet.

___________________________________________________________________


ermiş, muradına ermiş. eğer isteklerinizin gerçekleşmesini istiyorsanız erin. ki muradınıza.Allah kabul etsin.

___________________________________________________________________

bakıyorum şimdi bi baktığım yerlere herkes bi birbirinden ve birinden etkileniyor.

___________________________________________________________________


ilgınç
ne yesem mideme koyuyo.resmen oturuyor. zaten bi de öylesine yiyorum ama yemeye korkuyorum.neyse anladım ki kesin bi kendime dönmem lazım. iki hafta doğru dürüst kitap okuyamadım ya çok sakiliz lan.

__________________________________________________________________

uyuyamadım. oysa yarın sabah erken kalkıp,kahvaltıya waffle yapmayı falan planlıyordum.bi de yarın çok işim var. a'dan x'e pek sarmadı sanırım. charles bukowski iyiydi :)

__________________________________________________________________

havkucyubisohartlıs? kalpsiz!

sanırım güneş batışa geçmiş. ışığının yansımaları güzel. yani dışardan bakınca.

_________________________________________________________________

bugün bu şeyi bir kez daha farkettim. bizimkiler yani annemle babam benim bir isteğime veya yapmaya karar verdiğim şeye neredeyse hiç karşı çıkmıyor. ben dediysem tamam gibi bi durum söz konusu.

________________________________________________________________

evi,bilgisayarımı müthiş özlemişim.

_________________________________________________________________

olayları kendi içimde,kafamda daha hafife almalı ve gereksiz can sıkıcı,üzücü kurgulamalarımdan vazgeçmeliyim.

3 Temmuz 2009 Cuma

kesintiye uğrayışlar-ım-ızz zzzzzzz

halim olağanın üstünde bir seyirdeydi ki sanırım geçti. yani bilmiyorum şimdilik öyle görünüyor ama her zaman herşey olabildiğinden. bakalım neler olucak.

şu an tam karşımda ay var.balkondayım. ayağım kaşınıyor. sivrisineklere neden sövmemeliyiz başlıklı bir yazı tasarlıyorum. niye olcak hepimiz Allahın kuluyuz da ondan. kafamda bazı şeyler var. dönüyorlar. onları açıklığa kavuşturamadığımdan birazcık uncomfortable ama zaman be güzelim. zaman algısına tutsak bizler için herşeyin başı zaman.

aklım bi karış havadaymışçasına..

who should i call now?

2 Temmuz 2009 Perşembe

have you seen

canım bazen hiçbişi istemez. çok daha öncesinde bu bazen hep çoğuzaman idi. ama şükür ki bazene indi. imdi... canım istemeyince istemez ve ben istemem. reddedişlerimin şiddeti ve ve gözüme ilişenden yüzçevirmem muazzamdır. bu zamanlarda özellikle bi uzak dururum kimselerden ve şeylerden. çünkü bazen canım sıkılabilir. ben can sıkabilirim;bu ihtimalin yaşanma riski adına sahnelerden inerim, kendi kendime çekilirim.

Allahım. bildim ki nice güzelliğin ve her varettiğin ve varettiğindekiyle bi yüreğe dokunuşun mevcuttur.ben ifade edemeyişimin kuvveti altında ezilirim mütemadiyen. güzeller güzeli A llah ım ben-üm.

-insanımız,insandanolmaoğlumuz ne kendini bilmez bişi olabilmekte.-

Al la hım bir veya birkaç rahatsızım. Alla hım nolur hiç yalan olmayalım,yalana dolanmayalım, yalan doğurupta yalan konuşmayalım,nolur hiç yalan ölmeyelim. salt yalandan ve tüm yalanın bileşkelerinden,yalanlı tüm eylemlerden,yalanın yanımızdan geçmesinden yine ve hep sana sığınalım. yalanı yalayanların ağzına biberler sürülsün.

A ll ahım varki var. yapmışsın,yaratmışsın,koymuşsun. varkivar. algılamama izin vermişsin de kanaat getirmişim. A l lahım sanırım bu verdiğin umut. kucak dolusu umut. yergök umut.dağtaş umut. toztoprak umut. ovabayır umut. çicekböcek umut. kapıpencere umut. halıkilim umut. mutfakbanyo umut. elektrikelektronikeşya umut. kalemdefter umut. noktavirgül umut. akıldimağ umut. şakırşakır umut.

Allahım çok güzel olduğun için çok güzel şeyler görüyorum.
gördüm ki çok güzeller.
amin.