27 Eylül 2009 Pazar

yetkin ve etkin olan Allah.

böyle tam üzülecekken,afili bir sıkıntının kollarına düşecekken yine gülümsetti, yüzüme tebessümünü koyan. ardından da full of umud. çok şükür... dua öyle bir yaşam kaynağı ki. farkına vardıkça şaşırabiliyorum.
bazı insanların hal ve gidişatlarını, davranışlarını,tepkilerini gözlemledim de, yaptıklarını aklım almadı. anlam vermekte, kabullenip sindirmekte zorlandım. ve bir türlü hak veremedim. ilkolarak. daha sonra zorladım biraz kendimi, daha objektif baktım ve biraz olsun daha hoşgörebildim. ben onu hoşgördüm,acıdım, Allah da bana mı?
mesele şu; eğer önümde bir mesele varsa çözülmesi gereken, ona anında girişebilirim,direkt ve birinci elden müdahale mi yaparım. ama bazen durup,susup, daha sessiz ve dolaylı yollardan yapmak lazım geliyor.
o veya bu değil de, insanın acziyetini,zayıflığını nasıl görüyorum...




birbirimize karşı içimizde yeterince sevgi yok bence. sorunların sorun olarak kalmasının nedenlerinin başındaki etkenlerden biri de bu. zaten kimse birbirine yüreğini de açamıyor. herkes kendine.. bencil ve sürekli o egosunu koruyan bir kalkan gelişitirmiş. savunma mekanizmaları var adamların. herkes altta kalmamak,ezilmemek, öne çıkıp, üstünlük sağlamak için çırpınıyor. içgüdüsel ve otomatik işleyen bir durum söz konusu.
this is reality. but there is still hope.
ama mesela ben insan ilişkilerime bakıyorum. normalde soğuk ve duygusuz görünen bu ben, en içten olan. ve sevebilen. hem de herkesten daha fazla. belki merhametten de kaynaklanıyordur,bilemiyorum. çünkü merhamet duygusum da çok güçlü. böyle farkettiğimde beni şaşırtıp, ya hu ben napıyorum dedirtcek kadar.
sevmesini de gayet biliyormuşum.
Allah hakedenleri çıkarsın karşımıza, oturtsun yanımıza :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder