14 Haziran 2009 Pazar

ilâhiyâne

işte herkes bi başına. yaşam. ve mücadele veriyor kendi çapında,kendisiyle. arada birilerine uğruyor, veya birileri ona uğruyor ama hep sanıyor. aslında hep kendisi. ki mutlak.inandım.

sonra ben sokaklarda,caddelerde,otobüslerden inip,yollarda yürümelerde,bilumum tüm kaldırımlarda falan böyle yanımda kim varsa, kim geçiyorsa, hatta bazen önümde giden vatandaşlarla falan hep yarışıyorum. bildiğimiz yürüme yarışı. öyle oluyorum ki gözüm dönüyor ve artık cins,boy,yaş,enlem-boylam,nitelik-nicelik,ırk-dil-din hepsi önemini kaybediyor,hiçbiri algılanmıyor. ben sadece yürüyorum ve herkesi ardımda bırakıyorum.

hatta bi keresinde şöyle bişi de olmuştu.işte biz bi akşam fuardaydık. böyle tıkış tıkıştı,kalabalıktı. yanımda bitakım malum arkadaş zümresi vardı. neyse onlar sallana sallana, yavaş yavaş hareket etmekteler, ama karınca misali ilerliyen bi kalabalığın sürüklenmesi içinde, onlara uyarak,uygun adımlarla. ben dayanamıyorum. sabrım-tahammülüm yok. onlara uymaktan vazgeçip kalabalığın içinden çabucak bi sıyrıldım,bi kıvrıldım da-süzüldüm de, bi bıraktım herkesi arkamda. oh dedim. sonra durup arkadaşları beklemeye koyuldum, sonra bekledim-bekledim ve başlarını seçebildim o kalabalıktan. işte erkek olanı geldi bi tane, dedi ki sen nasıl sıyrıldın geçtin öyle. ben de dedim ki yaparım . o da dedi ki ben de yaparım. ben de dedim ki hadi ordan, geçemezsin dedim. sonra tuttuk yarıştık. kolumda çanta, ve elimde dosya olmasına rağmen pek tabi ki de onu geçti,toz yutturdu.sonra da bi tane naber çaktım. sonra daha fazla mahcup olmayalım diye uzatmadım,konuyu kapattım. uzatsam da uzatırdı hani ya neyse.


kalabalıktan sıyrılmak gayet güzel ve eğlenceli oluyor ama ya bi taşıttan inerken veya kaldırımda yürürken yarışma arzum. bunu kontrol etmelüyum. aslında en iyüsu elimizi-ayağımızı çekip de bi yerlere kapansak yu... for example to go to an island felun.

ellen i'm waiting for the answer.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder